- info@oncademi.com
- Ege Üniversitesi, İzmir
- Araştırmaya Katıl
Doğanın Hoyratlığı ve İnsanın Doğallık Çabası: Bir Varoluş Geriliminin Sanattaki Yeri
- Home
- Doğanın Hoyratlığı ve İnsanın Doğallık Çabası: Bir Varoluş Geriliminin Sanattaki Yeri
Arama
Kategoriler
Özet
İnsan, doğanın en karmaşık ürünü ve onun en huzursuz yabancısıdır. Doğa ne ise, o olmaya devam ederken, kendi kurallarını korur, kendi ritmini sürdürür ve hiçbir trajediye duraksamaz. İnsan ise aynı kaynaktan çıkmış olmasına karşın yüzyıllar içinde farklılaşır, doğallığını dönüştürür ve doğanın kurallarını terk ederek onların yerine çok daha öngörülemez, çok daha kişisel bir hoyratlık koyar. Savaşlar uydurur, sömürü varoluşsalmış gibi davranır, kendi türüne karşı sistematik şiddet uygular. Doğanın kendiliğinden işleyen düzeninin dışına çıkan insan, hayatta kalmak için kendi kurallarını üretmek zorunda kalır ve bu üretim kaçınılmaz olarak yeni bir hoyrat düzen yaratır ve insanoğlu yine kendi için o düzeni medenileşme kılıfına sarar. Doğa vahşidir ama tutarlıdır; insan ise hem vahşidir hem de bu vahşeti meşrulaştıracak anlatılar üretecek kadar evrimleşmiştir. İnsanın evrimi ve doğadan kopuşu kaybedilmiş bir beceri değildir, var olmamış yeni bir kimliğin yaratım sürecidir. İnsanoğlu, geldiği noktada önce evrimleşir; ardından teknolojiyi terk ederek yeniden doğaya dönmeye, dünyayı yeniden keşfetmeye ve özlenen geçmişi taklit etmeye çalışır. Oysaki insan bedeni artık doğanın ham koşullarına değil, yapay ışığa, ısıtılmış mekânlara, işlenmiş besine ve tıbbın müdahalesine göre şekillenmiştir. Teknoloji, insanı sadece doğadan koparmamış, bu kopuşu geri dönülemez kılmıştır. Doğada yaşamak istemek demek, bugün için bir lüks ya da yaşanması için çaba harcanacak bir performans değildir. İnsan doğayı terk ettiği için değil, doğanın artık onu barındıramayacağı kadar değiştiği için orada tutunamaz. Doğa ise kendi kurallarını koymuştur, ahlaki bir kaygı taşımaz; yalnızca devam eder. İnsan bu sürekliliğin tam ortasında anlam üreten, acıya isim koyan, güzelliği bir vaat olarak okuyan ve ölümü kabullenmekte direnen bir varlık olarak yaşamaya mecburdur. Bu makale kendi yarattığımız bu gerilimi konu almıştır. Doğanın tarafsız ama zorlayıcı düzeninin arka planı, merhametin doğa insan ilişkisindeki yeri ve varoluşsal bir icat oluşu, güzelliğin doğanın bir özelliği değil insanın bir yansıması olduğu tezi ve insanın doğallık kavramını kendi eliyle nasıl boşalttığı incelenecektir. Hobbes’tan Nietzsche’ye, Darwin’den Schopenhauer’a uzanan felsefi bir hat ile Friedrich, Géricault, Goya, Kiefer ve Tarkovsky’nin yapıtları bu araştırmanın kanıtları olacaktır. Ortaya çıkan sonuçta ise insan artık doğaya ait değildir.
Anahtar Kelimeler: doğa, yabancılaşma, hoyratlık, evrim, estetik, doğallık, varoluş
Oncademi Grup, bilimsel araştırma ve yenilikçi çözümlerle geleceğin sağlığını şekillendirmeyi hedefler.
Bize Ulaşın
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı
35100 Bornova / İzmir
TLF: +90 (232) 390 43 00
Email: İnfo@oncademi.com